|
Nerde mi?...
Hanönü`nü Boyabat istikametinde beş kilometre geçince,
Yolun sağında Yenice köprüsünü göreceksiniz;
Ana yoldan köy yoluna sapıp,
Devam edince birbuçuk kilometre daha,
Karşınızda.
...mış daha doğrusu.
Ben de gitmedim çünkü henüz.
Dediklerine göre,
Yenice Köyü`nü gör,
Cenneti gördüm sanırmışsın.
Kimin mi yalancısıyım,
Muhittin Göksoy`un.
Hikayeden sallayacak hali yok heralde,
Koskoca Muhittin hocanın...
Yenice Köyü`ndeki dostlarım her geçen gün artıyor,
Ne mutlu bana.
Önce Şükrü Göksoy,
Sonra babası,
Muhittin hoca.
Ardında şimdi de köyün idareci kısmı,
Muhtar Mustafa Ok ve aza Kazım Zorbozan.
Şimdi diyeceksiniz ki;
"N`olmuş cennet gibiyse Yenice köyü,
Bizim köyde cennet gibi,
Hatta beş basar"...
Yok öyle değil,
Bakın anlatayım.
Yenice köyü son iki üç aydır bir oldu,
Muhtarı, azası, ileri gelenleri ile Kastamonu`da devlet dairelerini kapı kapı dolanıp;
Müdürlerle görüşerek,
Köylerini daha yaşanır,
Daha medeni,
Daha sosyal kılmak için çaba harcıyorlar.
Ne mi dertleri?
Birrr;
Ağaçlandırma yapmak istiyorlar bi kere,
Köylerinde erozyon tehlikesi olmadığı halde hem de.
Akasya, iğde, ıhlamur dikecekler bilmem kaç tane.
Bu ağaçlar erozyonu önlediği gibi;
Hem köyde arıcılık yapanlara hammadde olacak,
Hem de kuşlara yuva.
İkiii;
1925 yılında yapılan köy okulunun restorasyonunu yapıp,
Bir odasını toplantı salonu,
Diğerini müze yapmak istiyorlar.
Üççç;
Köy meydanında yer alan Hüseyin Bey Konağı`nı sahibinden alarak tadilatını yapıp, "Köy Kültürü Turizm"ine açmak istiyorlar.
Dört;
Köy girişinde yer alan beş dönümlük alanı, piknik ve şenlik alanı olarak düzenleyip; bu alanda her yıl "Yenice Köy Kültürü Şenliği"ni düzenlemek. Düzenlenecek bu şenlikte resim, fotoğraf, şiir, kompozisyon etkinlikleri gerçekleştirmek.
Ha birde;
Köy kültürünü konu edildiği filmlerin gösterildiği sinema günleri düzenlemek ayrıca.
Beşş;
Akçay üzerine bir gölet yaparak üç bin dönüm alanı sulamak.
Ayrıca bu gölet sayesinde köyde çıkacak yangınlarda su ihtiyacını da karşılamak.
Yenice Köyü`ne neden cennet dedim,
Şimdi anladınız mı?... |